Burak BAHÇACI’nın Kaleminden Beni Anlamıyorlar !

Burak BAHÇACI

Yazarın şu ana kadar yazılmış 9 makalesi bulunuyor.

Süregelen serüvenimizde yıllardan beri var olan ve benliğimizi içten içe yiyerek büyüyen bir durumdur aslında özenti. Neden sorusunun başlangıcı ve her şeyi yargılamamızda bundan kaynaklıdır. Daha işe başladığımız anda güvensizliği , şüpheciliği, hasedi ve bencilliği görürüz çevremizde, buna odaklanır ve hayatımızı artık bu şekilde idame ettirmeye başlarız. Çalıştığımız kurumda farklı birimlerde çalışan arkadaşlarımıza gıpta eder, imrenir ama haset ile onların yerine geçmek isteriz. Vardiya personeli gündüz personeline, ceza infaz kurumunda çalışan genel müdürlük ve bakanlığa geçmek ister. Ve ne hazin bir düşüncedir ki imrendiğimiz yerlerdeki arkadaşlarımızda empati kurmak yerine sürekli kendi çalıştıkları birime imrendirme çabası içindedirler.

Empati en basit tabirle bireyin herhangi bir durum ve olay karşısında kendisini başkasının yerine koyup, onun gibi düşünmeye ve hissetmeye çalışmasıdır.Günümüz de personelimizin birbirlerine olan sabrında azalma fazlasıyla görünmekte, tahammülleri kaybolmakta ve en çok yakındığı durum ise anlaşılamamaktır. Peki ceza infaz kurumlarımızda huzur ve refah içinde yaşamak için personellerin en çok gerçekleştirmesi gereken olgu nedir, sorusu sorulduğunda akıllara ilk gelen kavramlardan birisi bir birleri ile olan empatidir. Empati yeteneği gelişmiş bireyler ayakları yere sağlam basan, herkesten önce kendisini tanıyan ve olaylara farklı bakış açılarıyla bakabilen bireylerdir. Deneyimler, edinilen bilgiler kişilerin empati sürecinde yardımcı olur.

Hz. Muhammed (SAV) bir hadisinde: “Kendi iyiliğimizi ve çıkarımızı istediğimiz gibi, başkalarının da iyiliğini ister çıkarlarını gözetirsek ortada fenalık kalmaz.” buyurmuştur. Bir kızıldereli atasözü de der ki: “Bir insanı anlamak istiyorsan, gökte üç ay eskiyene kadar onun ayakkabılarıyla dolaşmalısın.” Asıl mesele yargılamadan önce düşünmek, karşımızdakini anlamaya çalışmak ve kendimizi onun yerine koymaktır.

Ailede, arkadaşlıkta, evde, okulda, sokakta, hastanede kısacası her türlü yaşam alanında empati kurulduğu sürece bireyler anlayışlı olabilmektedirler. İnsanlar karşısındaki insanı algılamaya çalışır, bencilliği bırakırsa zor zamanlarında anlayışla karşılaşacağı bireyleri yanında bulur. Aynı Konfüçyüs’ün dediği gibi: “İnsanlar “Beni anlamıyorlar diye kaygılanmam, Eğer ben insanları anlamazsam kaygı duyarım.”


ZİYARETÇİ YORUMLARI - 3 YORUM
  1. muzaffer onur dedi ki:

    her zaman derler içeride yatan mahkum ile aranda empati kur diye önce benimle bir empati kur……..

  2. Veysel KAÇMAZ dedi ki:

    Nasrettin Hoca bir gün eşeğinden düşer ve acıyla kıvranır. Başına toplananlar “Hemen bir doktor çağırın…” diye bağrışırken, Hoca, “Bana doktor değil, eşekten düşmüş birini bulun” diye bağırır.

  3. Ali CANTÜRÜ dedi ki:

    İnsanların bizi anlamasını mı istiyoruz? Yapmamız gereken, olaylar karşısında doğru ve tarafsız davranmak.Doğru tektir zamanı gelince sizi elbette anlayacaklardır.

BİR YORUM YAZ

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.