Tanıdınız mı Beni?

Tanıdınız mı Beni?

 

TANIDINIZ MI BENİ?

Merhaba dostlarım, tanıdınız mı beni?

Bayram seyran demeden nöbet tutan, bir faniyim ben

Nedense pek bulunmaz bu mesleği seveni, methedeni, öveni

Neyse uzatmaya hacet yok; infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle, gardiyanım ben

 

Nereden başlasam anlatmaya, bilmiyorum ki

Anlatmakla, söylemekle her şey düzelir mi ki?

Pes etmek yok, elbet olacak bir duyan gören

Her zorluğa göğüs geren, infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle gardiyanım ben

 

Tecavüzcüden, katilden, hırsızdan köşe bucak kaçarsın

‘Ah! bir elime geçse, neler yaparım’ der, hayaller kurarsın

Hastanede, mahkemede gördüğünde bana değil ona acırsın

Bu çelişkili halini anlamaya çalışan, infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle gardiyanım ben

 

Televizyonda, sinemada, tiyatroda beni kötüleyip durursun

Yaptığımız işten bihaber, kafandan senaryo uydurursun

‘Ama böyleleri de var’ deyip utanmadan kendini savunursun

Ak pak olduğunun ispatıyla ömrünü geçiren, infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle, gardiyanım ben

 

Hüküm alıp gelir mapushaneye, çekmesi için cezaya

Kimi der nefsime uydum, kimiyse uğradım iftiraya

Haydi gel sen çalış, haklıyla haksızı ayırmaya

Kendi derdini unutup, karşısındakine moral veren infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle, gardiyanım ben

 

Hastalığında doktor, ölüm haberi verirken psikolog olurum

Her sorduğu soruya verecek bir cevap bulurum

Her derdine yetişmeye çalışır, kendimi paralar dururum

Ama ne fayda ki ilk zarar vereceği kişi olan, infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle, gardiyanım ben

 

Doktorun, öğretmenin aldığı hediye, bizde olur rüşvet

Herkesinki alın teri ama bizde ‘nerden geldi bu servet?’

Her hareketinden şüphe duyulur, hayret ki ne hayret

Her şeyiyle şeffaf olan, infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle, gardiyanım ben

 

Diyeceksin ki; ‘yok mu sizde hiç kötüsü, haini?’

Beş parmağından benzettiğin, var mı birinden birini?

Vardır elbet onları da bir işiteni, seyredeni

Vicdanıyla, inancıyla görev yapan infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle gardiyanım ben

 

Tayinler bile olur ancak amcayla, dayıyla

Hakkıyla giden de var elbet ancak o da üç beş tane sayıyla

Mahkumların ok, amirlerin elindeki yayla

Sürekli diken üstünde olan, infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle gardiyanım ben

 

Bir haksızlığı dile getirdiğimde ‘dışarıda nice işsiz var buna şükret’ derler

İyiye gitmek için çaba göstermek yerine eskilerden örnekler verirler

Eksik olan yanlarını bu şekilde tamamlayıp giderirler

İki arada bir derede kalmış infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle gardiyanım ben

 

Bir olay olup da hakim, savcı karşısına çıktığımızda suçlu biz oluruz

Mahkum oturtulur, biz ayakta tutuluruz

Sanki olayı ben yapmışım gibi, bir de laf söz işitip dururuz

Ne İsa’ya, ne Musa’ya yaranamayan infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle gardiyanım ben

 

Bayramlarda mahkumlara açık görüş hakkı tanınır

Sanki biz her gün bayram yapıyormuşuz gibi sanılır

Ana, baba, eş, çocukla bayramlaşma en sona bırakılır

Ceza çeken mahkum kadar bile hakkı olmayan infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle gardiyanım ben

 

Asker, polis ölünce şehit olur amenna biz ölünce ölürüz

Öz devletimizden dahi üvey evlat muamelesi görürüz

Kalan borçların hesaplarını bile arkadaşlara gördürürüz

Garip yaşayıp, garip ölen bir infaz koruma memuruyum ben

Yani senin deyiminle, gardiyanım ben

 

Selim ŞEKEROĞLU

14/01/2016


ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. rmznkc rmznkc dedi ki:

    güzelmiş

BİR YORUM YAZ

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.