Yücel KÖPRÜ’nün Kaleminden KİMİZ BİZ!

yücel köprü

Yazarın şu ana kadar yazılmış 1 makalesi bulunuyor.

KİMİZ BİZ!

“Neydi mesleğimiz?
mesela tuz basmak mi, ask ve ölüm yaralarına?
ya da yakamozlanan egeye dalıp dalıp
inciler çıkarmak mi yavuklunun nazlı boynuna
dostum Mikis,
söyle bana kimiz biz
sahi kimiz biz?”

Buraya bir merhaba yazısıyla başlama niyetinde idim. Bu benim Gençcte sayfalarında ilk yazım çünkü. Sonra baktım ki kimsenin bizden haberi yok. Biz yokuz ki! Olmayan birilerinin dili de olmaz, selamı da… Size bir gerçekten bahsetmek istiyorum.

Batmandan…

İluh’ adıyla ovaya hakim bir tepe üzerine kurulu küçük bir köyken, 1948 yılında Raman Dağı’nda petrolün bulunmasıyla hızla büyümeye başladı, 1955 yılında belediye, 1990 yılında ise il oldu. Buraya kadar her şey güzel ama bir süre sonra faili meçhul cinayetler ve intihar olaylarıyla sarsılmaya başladı. 1999 ile 2000 yılları arasında intihar olayları gittikçe arttı. Kadın intiharlarının erkek intiharlarının 3 katı düzeyinde olması ise kenti uluslararası gündeme taşıdı. 2001 ile 2005 yılları arasında kadın intiharların devam ettiği Batman’da, bu yılın ilk 5 ayında 6’sı kız, 2’si erkek 8 kişi intihar ederek hayatını kaybetti. Bu süre zarfında, çoğu kız ve kadın 29 kişi de çeşitli şekillerde intihar girişiminde bulundu.

Niye intihar ediyordu bu insanlar?

İntihar olaylarının altında siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik sebepler yatıyor. PKK ve Hizbullah terör örgütlerinin sebep olduğu güvensizlik ortamı, işsizlik toplumu derinden sarsanken, Televole türü programlarda yer alan lüks hayat yaşayanlara duyulan özenti, özellikle genç kızların psikolojisinde kalıcı yara açmaktadır.
Batmanın tarihi bizlerin kaderiyle ortak. Canımızı sıkan şey dört duvar arasında olmak değil, aksine dört duvar arasından çıkamamak. Tv programlarında izlediklerinden etkilenip; “sahi siz gardiyanlar böyle misiniz?” Sorularına maruz kalmak. Krediler, borçlar gırtlağa dayanmışken üstüne bir de icralık olup disiplin soruşturması yemek. Buyurun devletin bütün kurumlarını gezelim. Başka hangi kurumda bu kadar sürgün yaşanıyor bir istatistik tutalım. Bu bir kader mi? Yahu hepimiz mi iş bilmez, cahil, kötü niyetleri adamlarız. Bütün kötüleri toplayıp infaz koruma mı yapmış bu devlet? Sürgün demişken sadece bir şehirden başka şehre göndermek değil mevzu. Bir sürgün var ki akıllara zarar. Ne diyor kurum amiri? “ ayağını denk al seni vardiyaya veririm.”

Ne yapıyoruz yahu bizler?

Bizler kurum içinde birbirimize değer vermeden, başkalarının bize değer vermesini nasıl bekleyebiliriz sorarım size. Bizler intihar ediyoruz çünkü artık yeter diyoruz. Ama sesimizi duyan kim? Kuruma her gün bakanlıktan tebliğler yağıyor. Şimdiye kadar personelin moral ve motivasyonuyla ilgili tek bir yazı görmedim. Umurlarında mıyız? Hiç sanmıyorum. Biz suç ayrımı yapmıyoruz ama insanız. Kıyaslama yapmadan da edemiyorum. Yahu öz kızına tecavüz edip gelen X şahsı defalarca psikolojik destek, ücretsiz sağlık hizmetleri vs vs ilgi alaka gırlayken, bizlere ise müdür görüşüne giden bu adamın üzerinde eşofman var diye soruşturma açılır. El insaf yahu! İnsan sevilmekten çok anlaşılmak ister. Bizi sevmeyebilirler. Ama bizi anlamaları yeterli olur. Bizi anlamayarak zaten siz bizi öldürüyorsunuz asıl haber değeri olan da bu olmalı. Sizden sonra biz kendimizi öldürmüşüz çok mu?

Ölenler döğüşerek öldüler; güneşe gömüldüler. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Umarım bu ölümlerde ki acıklı dersi sorumlular almışlardır.


YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.